Pazar, Aralık 25, 2022

Bağlamada Göğüs Tahtası

 Geçmişte bağlamalar, göğüs tahtası bombeli ve daha kalın olarak imal edilirdi. Bu da basıncı arttırdığı için zamanla bombe çökmesin diye kapağın iki tarafına bazen aynı, çoğunlukla farklı ağaçlardan yanak denilen kenar tahtaları eklenerek göğüs kapağı üç parçalı yapılırdı. Sonraki yıllarda bağlama yapımı ve kapak takma tekniğinin gelişmesi sonucu göğüs tahtası iyice düzleşerek tek parça ve daha ince olarak takılmaya başlandı. Bombe yine olsa da artık neredeyse fark edilmez hale geldi. Kanada Ladini gibi ithal ve Artvin Borçka Ladini gibi yerli kaliteli ağaçların kullanımı ile çok kaliteli ses veren yeni bağlamalar ortaya çıktı.

İhtiyaç kalmadığı için eski tür bağlamaların üretimi sona ermiş sayılabilirdi. Ancak genellikle Ankara’da yerleşik az sayıdaki bazı yapımcılar önceki kadar bombeli olmasa da göğüs kapağı üç parçalı bağlama yapım geleneğini sürdürüyor. Bir iddiaya göre, yekpare olarak takılan göğüs tahtası esneyemediği için kasıntılı ses vermektedir, bu nedenle de yanaklı takılmalıdır. Fakat biri göğüs kapağı yanaklı, diğeri tek parça olan iki ayrı bağlamayı yan yana getirip incelediğimizde aralarında bariz bir ses farkı olmadığını gördük. Hatta iyi bir yapımcının elinden çıktığı ve ağacı zamanla iyice kuruyup sesi oturduğu için yekpare Kanada Ladini kapaklı yeni tür bağlamanın daha iyi bir tınısı vardı. Zaten günümüzün tanınmış bağlama ustalarının hemen hepsi kapağı tek parça takmaktadır. Kısacası, bağlamanın göğüs tahtasının yanaklı olarak yapılması çalgıya ilkel bir görünüm kazandırmaktan başka bir işe yaramaz.





Cumartesi, Eylül 04, 2021

Transpoze Ud Alıştırması

 Ud metotlarında 1 sesten transpoze (göçürme) çalışmaları fazla bulunmadığı için bazı örnekler veriyorum. İlk örneğimiz 1 sesten Hicaz makamı.




Cumartesi, Nisan 17, 2021

Ezan Hangi Makamlarda Okunur? Tam Liste.

Layıkıyla okunduğunda gönlümüzün nuru, kulaklarımızın süruru olan, İslam’ın simgesi ezanın burada tarihçesine girmeyeceğiz. Değişik kaynaklarda hangi vakitte hangi makamın kullanılacağı konusunda tam bir görüş birliği olmamakla birlikte, Osmanlı döneminden günümüze en fazla kullanılan, bir nevi gelenek halini almış makamları vermeye çalışacağız.

Sabah Ezanı: Sabâ. Sabah ezanı adeta bu makamla özdeşleşmiştir. Geçkilerde Hüseyni, Dilkeşhâverân, Bestenigâr ve Muhayyer makamları kullanılabilir. Eskiden istidatlı müezzinler Uzzal geçkili okurmuş. En çok "Es salâtü hayrûn mine’n nevm" (Namaz uykudan hayırlıdır) kısmında geçki yapılır. Bu kısım sadece sabah ezanında okunur.

Öğle Ezanı: Uşşak veya Rast. Bu iki makam öğleyi eşit olarak paylaşmış gibidir.

İkindi Ezanı: Çoğunlukla Hicaz, ara sıra Rast. Osmanlı döneminde ertesi günün cuma olduğunu hatırlatmak için perşembe günleri Nihavend makamından okunurmuş.

Akşam Ezanı: Hüznün makamı Segâh. Bazen hocalarımız daha neşeli kardeşi Hüzzam ile de okuyorlar ama eğitimsiz kulağın fark etmesi zor. Nadiren Eviç ya da Dügâh da okunduğu oluyormuş fakat ben hiç rastlamadım. Diğer ezanlara göre daha hızlı okunur ve bunun makul bir izahı yapılamamıştır. Belki Ramazan ayında iftarı çabuk açmayla ilgilidir. Bir ramazanda ulusal bir kanalda iftar zamanı Sabâ makamından bir bant kaydı başladı, ağır ağır hûşûyla ve tabi ki "Es salâtü hayrûn mine’n nevm" kısmını da okudu. Ertesi akşam hatayı fark etmişlerdi ki Segâh bir kayıt girdiler.  

Yatsı Ezanı: Hicaz veya Uşşak, nadiren Rast. Osmanlı döneminde perşembe akşamları Nihavend.  

Cuma Namazı İç Ezan: Hicaz, Rast, Uşşak, Bayati.

Salâ: Cenazeyi duyurmak veya Cuma namazını hatırlatmak için okunur. Normalde sadece Hüseyni makamı kullanılırsa da Cuma salâsının bazen Uşşak’tan okunduğu da oluyor.

Kamet: Makam serbest. Bazen de müezzin ezan hangi makamdan okunmuşsa onunla kamet getiriyor.

Namaz Sonrası Tesbîhat: Tamamen serbest.

Yukarıda belirttiğimiz gibi, bu liste geleneksel okuma içindir. Günümüzde Suzinak, Kürdili Hicazkâr, Muhayyer Kürdi, Nikriz gibi aklınıza gelebilecek bir sürü makam  kullanılıyor ve artık sabah ezanının Nihavend veya ikindinin Hüseyni okunması normal karşılanıyor. Ancak geleneksel okuma için müezzinin başlangıçta Sabâ, Uşşak, Rast, Segâh, Hicaz ve Hüseyni olarak 6 makamı bilmesi yeterlidir. Zaten çoğunlukla bu makamların tamamı değil, dörtlü veya beşlileri kullanılıyor. Bu makamlara aşina olan bir kimse çevresindeki ezanları dinleyerek çoğunun hangi makamdan okunduğunu anlayabilir.

 

Salı, Aralık 22, 2020

Ud Etüdü 1

Aşağıdaki etüdü Kadri Şençalar’ın “Ud Öğrenme Metodu” kitabından alarak parmak numaralarını günümüz ud akorduna göre yeniden düzenledim. Artık sahaflarda bile bulunmayan bu kitapta çoğu 2. pozisyonda oldukça faydalı bazı egzersizler var. İleride belki onları da düzenleyerek yayınlayabilirim. İyi çalışmalar.



Perşembe, Aralık 26, 2019

Dilsiz Kavalda Eksik Sesler Var mı?


Dilsiz kaval-ney kıyaslaması yapılırken, kavalın seslerinin eksik olduğu, her sesin elde edilemediği, neyin yanında kavalın basit bir boru gibi kaldığı ya da neyin kavaldan daha kolay olduğu sıklıkla söylenir. İddia sahipleri ise kavalı terk edip neye geçmiş neyzenler veya hâlihazırda kaval icracısı olan kimselerdir. Birinin diğerinden kolay olması herkesin bakış açısına göre değişen sübjektif bir görüştür ama kavaldaki eksik sesler konusunda kısmi bir doğruluk payı vardır, daha doğrusu vardı.

Eskiden kavalın bütün delikleri eşit büyüklükte ve komasız olarak açılıyordu. Bu kavallarda Si bemol 2 gibi sesler yoktu. Son yıllarda bazı ustaların çalışmalarıyla kavallar komalı olarak açılmaya başlandı. Mesela alttan üçüncü delik küçültülerek Si bemol 2 sesi elde edildi. Komalı kavallarda baş ve dudak hareketlerinin de yardımıyla neyden elde edilen bütün sesler çıkarılabilmektedir. Evcara, suzidil, şedaraban, şevkefza gibi makamları kavalda denediğimde tam sonuç aldım. Hatta Kürdili Hicazkâr gibi makamlar neyden daha kolay geldi.

İster ağaç ister plastik olsun günümüzde imal edilen kavalların büyük çoğunluğu piyasanın talebi doğrultusunda komalı olarak açılmaktadır. Bu duruma itiraz eden bazı icracılar komalı kavalların dünya müziğine açılamayacağı fikrindedirler. Bizim kanaatimizce kaval öncelikle bir halk müziği çalgısıdır ve bir çalgının asıl kullanım alanında ihtiyaçları karşılaması beklenir. “Serenler” veya “Al Yeşil Dökün Anneler” gibi bazı türkülerde hem natürel Si hem de Si bemol 2 kullanımı vardır. Si bemol 2 gibi halk müziğinde en çok kullanılan bir sesin eksikliğinin giderilmesi kavalı yetkinlikte bir üst seviyeye taşımıştır. Ney de komalı sesleriyle dünya müziklerinde çok daha fazla kullanılıyor ve bir sorun olmadı. Kavalı dünya müziklerinde kullanmak isteyenler için komasız kavallar da yine mevcut. Ayrıca natürel Si neyde olduğu gibi kavalda da yarım parmak açarak icra edilebilir. Kısacası, hem ney hem de kaval icracısı olarak söyleyeceğimiz, çağdaş dilsiz kavallarda eksik ses problemi yoktur.