24 Mayıs 2015 Pazar

Tunere Göre Ney Akortları


Neyde akortlar dügâh perdesine göre, yâni tüm delikler kapatıldıkta sonra en üstteki delik açık bırakılıp üflenerek belirlenir. Mesela, kız ney akordunun dügâhı Sİ, yâni tunerde B harfi olduğu için kız neye ‘si ney’ denir. Aynı kural dilsiz kaval için de geçerlidir.

 
Rast
Dügâh
Kürdi
Segâh
Çargâh
Nevâ
Hüseyni
Acem
Bolahenk
D
E
F
F#
G
A
B
C
Sipürde
C
D
D#
E
F
G
A
A#
Müstahzen
B
C#
D
D#
E
F#
G#
A
Yıldız
A#
C
C#
D
D#
F
G
G#
Kız
G#
B
C
C#
D
E
F#
G
Mansur
G
A
A#
B
C
D
E
F
Şah
F
G
G#
A
A#
C
D
D#

 


Bolahenk: Mİ Ney

Sipürde: RE Ney

Müstahzen: DO Diyez Ney

Yıldız: DO Ney

Kız: Sİ Ney

Mansur: LA Ney

Şah: SOL Ney

13 Mayıs 2015 Çarşamba

Tanbur mu, Tambur mu?

                              



Klasik Türk musikisinin sembolü olan sazımızın tambur olarak yazılması ne zaman başladı bilmiyoruz ama Cemil Bey’in 1910’lı yıllarda Orfeon Plak Şirketince yapılan taş plaklarının üstü hem Osmanlı hem de Latin harfleriyle yazılmış. Osmanlıcasında nun harfi ile طنبور ‘tanbur’ ve طنبوری ‘tanburi’ şeklinde yazılırken Latin harfli kısmında ‘tambour’ ve ‘Tambouri Djemil Bey’ yazıları görülüyor. Harf devriminden ortalama 15 yıl önce yayınlandığını düşünürsek ‘ara taxim’ deki -ks karşılığı olarak x harfi iyi bir aktarım olmuş.

‘Tanbur değil, tambur’ iddiasında olanların dayanağı, Türkçede -nb harfleri yan yana gelince -n harfi -m okunur kuralı. Kanbur: kambur, penbe: pembe vs. Bu nedenle tanbur da tambur yazılıp okunmalıdır deniyor. Kamûs-ı Türkî’nin orijinalinde tanbur şeklinde yazılırken Tercüman gazetesi tarafından 1985 yılında "Temel Türkçe Sözlük" adıyla yeniden yayınlanan güncelleştirilmiş nüshasında tambur olarak değiştirilmiş. D. Mehmet Doğan’ın ‘Büyük Türkçe Sözlük’ünde de tambur olarak geçiyor. Dil Kurumu’na ait http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_bts ile Büyük Türkçe Sözlük’ün http://www.buyukturkcesozluk.net/   sitelerinde tanbur yazınca çıkmıyor, ancak tambur kelimesini girerek bir maddeye ulaşabiliyoruz.

Tambur şeklinde kullanımın çoğunlukla müzik dışı çevrelerde görülmesi zaten cevabı kendiliğinden veriyor. Türk musikisi camiasında böyle bir tartışma yoktur, çünkü hiç kimse tanbur sazına tambur demez, hatta tambur denmesi pek hoş karşılanmaz. Geçmişten günümüze Türk musikisi ile ilgili kitaplara, tanbur metodu kitaplarına, internetteki Türk müziği sitelerine, devlet korolarının, çalgı yapımcılarının, icracıların sitelerine baktığımızda hep tanbur yazıldığını görürüz. Hiçbir tanburi sazını tambur, kendini tamburi olarak adlandırmamıştır. Cemil Bey’in Rehber-i Musiki ve Rauf Yekta Bey’in Türk Musikisi kitaplarında da kullanılan kelime tanburdur.

Anlaşılan, sözlük yazarları kelimeleri sadece imla kurallarını gözeterek yazıyorlar ve tartışmalı durumlarda o kelimenin ilişkili olduğu çevreye danışma ihtiyacı hissetmiyorlar. İddia edilen kuralı genelleştirecek olursak o zaman İstanbul’un da İstambul olarak yazılması gerekirdi. Yok, o özel isim denecek olursa tanbur da ait olduğu camiada özel bir isimdir.

Kısacası, Türk musikisi çevrelerinde tanbura tanbur denir. Aslı budur ve sözlükçülerin müzik dışı çevrelerin kullanımını doğru gibi göstermeleri hatalıdır. İmla ile fazla oynanırsa nerede sonlanacağı belli olmaz. ‘Canım, yumuşatma işareti kullanmasak da olur, kar veya kâr, cümlenin gelişinden anlaşılır’ derseniz sonunda ‘Birlikte iş yapalım, karını paylaşalım’ esprilerine geliriz.